Yine aşure zamanı, belki komşularınız kapınızı çalmış ve size bir kâse aşure getirmiştir. Şavşat Arpalı Köyünden Hülya Usta;”Annemin ve kayınvalidemin aşuresini hatırladım. Onlar bu mevsimde kocaman bir tencere aşure yapar köyde kapı kapı gezerek komşulara dağıtırdı. Yaşatılan bu örf adet ve gelenekler komşuluk ilişkilerini de güçlendirirdi.Biz de aşurelerimizi yaptık ve komşularımıza dağıttık.” Dedi
Komşuluk ilişkilerini güçlendirmek için çok güzel bir gelenek olduğunu belirten Hülya Usta geleneğin önemini anlatırken tamamen organik ve yöresel ürünlerden yapılan güzel bir aşure tarifi de vermeyi ihmal etmedi.
Aşurenin tek sırrı dut pekmezi
Evinde hazırlamış olduğu en önemli sırrının organik ürünler olduğuna dikkat çeken Hülya Usta Şavşat bölgesinde yapılan aşureler diğer bölgelerde yapılan aşurelerden daha lezzetli ve sağlıklıdır. Bunun en önemli nedeni de aşureye katmış olduğumuz ürünlerin doğal ve organik olması, ayrıca da tatlandırmak için yine doğal olarak yapılan dut pekmezinin kullanılmasıdır şeklinde ifade etti.
AŞURE BU COĞRAFYANIN ÖZETİ
"Aşure tatlı tat, bir tarafta matem. Acıyı bal etmek bu işte." diyen Hülya Usta, şöyle devam etti: "Aşureyi dinlediğimizde bizi, bize anlatıyor. Geçmişimizi, bugünümüzü yarınımızı anlatıyor. Fasulye, mısır, kayısı, ceviz, buğday bir araya gelerek, hiç biri birbirinin lezzetine karışmayarak bir zenginlik oluşturuyor. Kimsenin birbiri ile derdi yok. Tek dertleri iyi bir tat bırakmak. Aşure bu coğrafyanın özetidir. Birliğimizin, beraberliğimizin sembolüdür. Bu ne kadar birlikte yürüme imkânı olduğumuzun göstergesidir. Kimsenin endişesi olmasın. Hacı Bektaş Veli`nin, Mevlana`nın, Yunus Emre`nin, Ahmet Yesevi’nin ipine sarılmalıyız. Torunlarımıza sorunları değil, maya olan sevgiyi bırakmalıyız." Dedi.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!