"Artvin Kültür ve Yardımlaşma Derneği'nin "Cumartesi Söyleşileri"nin bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretin Üyesi Prof. Dr. Aziz Konukman'dı.
Artvin Kültür ve yardımlaşma Derneği yönetim kurulu üyesi Tekin Üstündağ'ın sunduğu ve Prof. Dr. Aziz Konukman'ın konuk olarak katıldığı " Ekonomik Kriz ve Teğet" konusunun işlendiği söyleşi tam 2 saat sürdü ve kalabalık bir dinleyici topluluğu tarafından ilgiyle izlendi.
Prof. Dr. Aziz Konukman, küresel ekonomik kriz ortaya çıkmadan önce Türkiye'nin zaten ekonomik kriz içinde olduğunu belirterek sözlerine başladı. Konukman "Dünya ekonomik krizinin 2006'nın 2. yarısında konut fiyatlarında var olan şişme nedeniyle ortaya çıkmıştır. Biliyorsunuz ABD'de Mortgage dedikleri konut kredileri var. Bu modelde ortada bir konut ve bir de ipotek var. İşte bu ipotekten yola çıkarak üretilmiş yüzlerce kâğıt bulunmaktadır. 1990'da bu kâğıtların değeri dünya milli hâsılasının yüzde yirmi yedisidir. Bugün gelinen nokta ise 1990'daki durumun tam 8 mislidir. Bir anlamda konut fiyatlarında suni bir talep yaratılmıştır. İşte şişirilen bu balonun patlaması ekonomik krize neden olmuştur." dedi.
1) Konukman konuşmasında şu ana tespitlerde bulundu.
2) Krizler deprem gibidir. Tıpkı depremlerin ne zaman olacağını ve ne kadar süreceğini bilmediğimiz gibi krizlerin de ne zaman olacağını ve ne kadar süreceğini bilemiyoruz.
3) Kapitalist sistemde krizlerin olması normaldir, olmaması ise anormaldir.
4) Krizler aşamasında emperyalist s ya da bölgesel savaşlar çıkar.
5) Kapitalist sistemin yoksulluğu ortadan kaldırma gibi bir projesi yoktur ve asla olamaz. Kapitalist sistem, yoksulların ileride başına iş açmaması için yoksulluğu yönetme projeleri vardır.
6) Kapitalizm sistem işsizlik sorununu da dert etmez. Yani bu sistemde işsiz olacak. Sistem işsizliği sendikalar ve sivil toplum örgütler üzerinde bir baskı aracı olarak kullanır.
Konuşmasının son bölümünde Türkiye'nin krize karşı alması gereken önlemler üzerinde duran Konukman şu önerilerde bulundu.
Vergi reformuna gidilerek, bir defalık servet vergisi getirilsin.
Devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) faiz gelirlerinin vergilendirilsin.
Sıcak para bir işlem vergisine (Tobin vergisi gibi) tabi tutulmalıdır.
Kayıt dışı ekonominin kayıt içine alınması için ciddi siyasi iradenin ortaya konulması gerekir.
Konukman "Yeni bir stand-by çözüm değil, çözümsüzlük demektir. Türkiye'nin isimleri değişen ama özü değişmeyen bu birbirinin benzeri programlarla kendine bir gelecek oluşturma sı mümkün değildir" vurgulamasını yaparak, gerçekçi çözüm önerilerinin gerçekleştirilmesi için IMF-DB patentli programların mağdur ettiği toplumsal kesimlerin örgütlü temsilcileri (sendikalar-meslek odaları-demokratik kitle örgütleri ve emekten yana siyasi partiler) bu seçenekleri seslendirmeleri ve hükümeti bu yönde zorlamaları gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.
Haber: Tekin Üstündağ
Fotograflar: Rasim Yılmaz



Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!