Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hopa İlçe Başkanlığı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı Atatürk Anıtı'nda düzenlenen törenle kutladı. İlçe Başkanı Şükrü Aydemir, konuşmasında Cumhuriyet'in önemine vurgu yaparak, gençlere büyük görevler düştüğünü belirtti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hopa İlçe Başkanlığı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Belediye Parkı'nda bulunan Atatürk Anıtı'nda bir tören düzenledi. Törene katılan CHP Hopa İlçe Başkanı Şükrü Aydemir, Atatürk anıtına çelenk sundu. Ardından, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları anısına saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Törende bir konuşma yapan İlçe Başkanı Şükrü Aydemir, "Cumhuriyetimizin 101. Yılında Cumhuriyet Halk Partisi Hopa ilçe örgütü olarak Ata’mızın huzurundaydık. Bu anlamlı günde, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve aziz şehitlerimizi saygı ve minnetle andık. O’nun bizlere miras bıraktığı değerleri yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Aydemir konuşmasında, "Sayın Belediye Başkanım, çok kıymetli Cumhuriyet Halk Partililer, sevgili Hopa halkı; 29 Ekim Cumhuriyetimizin Kuruluşunun 101. Yıl Dönümü Çelenk Sunum Programı’na hepiniz hoş geldiniz. Sevgili Hopalılar; bizler bugün hastalıkta, sağlıkta, afetlerde, yangınlarda, hangi şartta olursak olalım, bu bayrağın altında dimdik durabiliyorsak bu, atalarımızın bizler ve bizlerin geleceği olan nesiller için verdiği soylu mücadelenin neticesidir. İşte bu sebeple konuşmama Kurtuluş Mücadelesi’nin kıvılcımını yakan Başkumandan Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, bağımsız devletimizin kuruluşuna hizmet eden tüm vatan evlatlarının aziz hatıraları önünde saygıyla eğilerek başlamak istiyorum. Ruhları şâd olsun! Kayıtsız ve şartsız, bağımsız bir Türk devleti kurmak gibi kutlu bir ülkü ile başlayan ve 'Ya İstiklâl ya ölüm!' andıyla nihai hedefe ulaşılan Kurtuluş Mücadelesi, bu dünyanın görüp görebileceği en şanlı ve aynı zamanda en zorlu savaşlardan biriydi. Düşman çoktu, dört koldan saldırıyordu, her türlü silaha ve sayıca üstün bir orduya sahipti. Ancak bilmedikleri ya da farkında olmadıkları bir şey vardı: Bu millet hür doğmuştu, hür yaşardı ve bayrağının yere inmesine son kişi de toprağa düşene kadar izin vermezdi. Kurtuluş Savaşı, var olmakla yok olmak arasındaki ince çizgide verilmiş ve yokluklar içinde kazanılmış bir var olma savaşıdır. Tam dört yıl sürmüştür. Savaş meydanlarında, düşman tarafından kuşatılmış köylerde, şehirlerde dört koca yıl; kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla verilmiş kutsal bir mücadeledir.
Cumhuriyet ise, bu mücadele sonunda Osmanlı Devleti’nin küllerinden doğan yeni devletin yönetim şeklidir. Aynı zamanda Cumhuriyet, yeni bir mücadelenin de başlangıcıdır. Bu yeni mücadelede düşman artık asker değildir. Düşman yoksulluktur, cehalettir, geri kalmışlıktır. Cumhuriyet, yurdun her yerine yayılacak olan bir seferberliğin ilk adımıdır. Cumhuriyet, ayağında çarıkla gezen atalarımızın bastığı toprağa sahip çıkışıdır. Cumhuriyet, cepheye yollarken eşini, oğlunu bir daha dönemeyeceğini bilmektir; anaların, evlatların gözyaşıdır. Cumhuriyet, soğuk dağ başlarında kuru toprak üzerinde, düşman nereden vuracak diye diye uykuya dalamamaktır. Cumhuriyet, makineli tüfeğe karşı sabanla direnmektir. Cumhuriyet, 'Geldikleri gibi giderler,' diyebilecek bir kararlılığa ve inanca sahip olmaktır. Atatürk gibi olmak, Atatürk gibi düşünmektir. Cumhuriyet, yoksulluğu, geri kalmışlığı ve cehaleti kabul etmemek, tüm dünyaya Türk’ün gücünü yeniden göstermektir. Cumhuriyet alın teri, gözyaşı ve emektir.
Kıymetli öğretmenler; Cumhuriyeti koruyacak, yaşatacak ve ülkesine sahip çıkacak gençler sizin ellerinizde büyümektedirler. Sizlerden ilim, irfan ve ahlak sahibi, inancına, tarihine, kültürüne, ailesine, annesine, babasına, milletine ve bütün insanlığa karşı görevlerini bilen, yerine getirmeye çalışan bir gençlik yetiştirmenizi özellikle rica ediyorum. Bunun yanında gençlerimizin zihinlerine yurttaşlık bilincini, ülkesine ve milletine karşı sorumluluk bilincini de yerleştirmeniz gerekmektedir. Sevgili gençler; Atatürk, 'Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak sizlersiniz' diyerek bu görevi gençliğe emanet etmiştir. Bu emaneti korumak ve görevi yerine getirmek için bilgili ve güçlü olmak zorundasınız. Tarihimizi, kültürümüzü, inancımızı iyi bilmek durumundasınız. Hem milli hem de evrensel kültürü öğrenmelisiniz. Ülkenize ve milletimize karşı sorumluluklarını bilen, dünya milletler ailesinin bir üyesi olarak, dünya ile paralel yaşamayı becerebilen, istiklalimize ve istikbalimize yönelen tehlikeleri zamanında sezebilen ve bunu başarabilmek için devamlı kendisini yenileyen, geliştiren gençliğe ihtiyacımız bulunmaktadır. Size güveniyoruz, size inanıyoruz ve umut ediyoruz ki ülkemizi bulunduğumuz yerden çok daha ilerilere götürecek gençlik yetişmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyorum. Bu toprakları bizlere vatan yapan Ebedi Başkomutan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve özlemle anıyor, gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum. Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. Cumhuriyetle kalın, Atatürk’le kalın. Hoşça kalın." Konuşmanın ardından tören sona erdi.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!