"KARADENİZ,ÇERNOBİLİN TOKADINI YEMİŞTİR"
7. Hopa Kültür-Sanat ve Deniz Festivali etkinlikleri içinde kanser ile ilgili panel yapıldı.
Hopa Öğretmenevi'nde yapılan "Kanser Yaşamımızı Tehdit Ediyor" konulu panel'e Dr. Demet Demirhan ile Dr. Yavuz Akaltun panelist olarak katıldılar.
Dr. Yavuz Akaltun ilk konuşmacı olarak kansere neden olan Baz İstasyonları nın çevreye ve insana verdiği zararları ve etkileri, cep telefonların insan üzerindeki etkisi ile ilgili sunum yaptı.
Dr.Yavuz Akaltun şu bilgileri verdi: "Günümüzde kanserin haberci olarak görüldüğü halde gözardı edilen Baz İstasyonları başta çevreye ve de direkt olarak insana verdiği zararlar çok büyüktür. 11 Mayıs 2002 tarihinde Çevre Bakanlığı yayınladığı bir genelgede Baz istasyonların okul bahçeleri ve çocuk parklarının bulunduğu yakın yerlere yapılmasını yasaklamıştı. Bugün bakıyoruz bu yasaklamaya ne kadar uyuluyor. Şavşat'ta efkar tepesinde baz istasyonun kurulduğu alanın evlerden 90 M., çocuk parkı ise baz istasyonun hemen yanında yer alıyor. Bu çok büyük tehlikedir. Bu baz istasyonlarını çevreye yaydığı mikro dalgalar hepsi birer kanser yapma özelliği taşımaktadır. Mikro dalgaların düşük kronik dozlar kanser yapma özelliğin taşır. Bu insan üzerinde kanser yapmada bir çok etkenleri vardır. Vücutta var olan kanser hücrelerin üremesini hızlandırıp yaşamı kısaltmaktadır.
Avrupa ne yapıyor. Bas istasyonları karayolları üzerinde kuruyor. Çünkü seyir halendi iken sürücüler baz istasyonundan etkilenmemekteler. Türkiye'de ise evlerimizin önünde veya okulumuza yakın veya çocuk bahçelerine yakın yerlere kurup, kendi geleceklerimizi kendimiz mahvediyoruz. Bas istasyonları kurulurken hangi bölgede kurulacaksa bu bölgenin yerel yönetime danışmakta büyük fayda vardır.
İkinci büyük tehlike bu baz istasyonlar sayesinde haberleşmede kullandığımız cep telefonlardır. İnsan üzerinde o kadar büyük zararı varki kansere adeta davetiye çıkarılmaktadır. Bilhassa çocuklara adeta oyuncak olarak verdiğimiz veya çocuklarımıza karne hediyesi olarak aldığımız cep telefonu aslında hiç farkında olmadan en büyük kötülüğü yapıyoruz. Çocuklarımızı cep telefonundan uzak tutalım" dedi.
Dr. Demet Demirhan kanserin ne olduğu nasıl tanımlandığı ile ilgili insanda kanserin oluş sebebi ve nedenleri konusu hakkında sunum yaptı.
Dr.Demet Demirhan özetle şöyle konuştu: "26 Nisan 1986 yılında Ukrayna'da meydana gelen patlamanın ardından 20 yıl sonra etkileri ortaya çıkacaktı. Ve bugün etkileri çıkıyor. Son 3 yıl içinde Hopa ve çevresinde kanser ile ilgili ölümlerin arttığı gerçeği ortaya çıkmıştır. Özetlersek Karadeniz, Çernobil'in tokadını yemiştir. Kanseri tanımlarsak, anormal olarak vücut hücrelerinin aşırı şekilde üremelerinden ortaya çıkan hastalıktır. Kansere karşı korunmamızda en büyük etken insan vücudundaki bağışıklık sisteminin güçlü ve üst seviyede olmasıdır. Ayrıca savunma sistemi de kansere karşı korunma yönetimi içindedir. Doğada aldığımız gıdalar ve besinlerde vede sebzelerin hormonlu olmamasına dikkat etmeliyiz. Bağışıklık sistemi vücudumuzun anahtarıdır. Belirli mineraller, vitaminler, proteinle destekleyerek bağışıklık sistemi sağlamış oluruz. Kansere yakalanan kimse elbetteki tıbbi ortamda tedavi süreçleri önemlidir. Ancak Fitro terapi (Bitki Kökenli terapi şekli)'dir. Ancak günümüzde bu terapi şekli doktorlar tarafından önerilmemektedir. Meme kanserine yakalanan kimse memelerini ameliyatla alma yerine, Fitro terapi şekliyle tedavi edilip sağlığına kavuşturuluyor. Avrupa'da kanserli hastaları ameliyat edilmesi ileriki safhalarda yapılıyor. Türkiye'de ise her nedense ilk tercih ameliyat düşünülüyor. Bence bu olmamalı.Doğadaki bitki otları, hepsi çeşitli ilaç yapımında kullanılmaktadır. Tıbbın anahtarı aslında doğadadır" dedi.
Bu sunumdan sonra panele katılan konukların yönelttikleri sorular ve cevaplar şeklinde panel 2,5 saat sürdü.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!