Artvin'in Hopa ilçesindeki kutlamalara Eğitim-Sen, Halkevleri, Belediye İş Sendikası, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Haklar ve Özgürlükler Cephesi (HÖC) Liseli Genç Umut, katıldılar.
1 Mayıs İşçi Bayramı katlamaları Hopa ilçesinde de coşkulu bir şekilde kutlandı. Kutlamalara; Eğitim-Sen, Halkevleri, Belediye İş Sendikası, Özgürlük ve Dayanışma Partisi(ÖDP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi(ESP), Haklar ve özgürlükler Cephesi (HÖC), Liseli Genç Umut, katıldılar.
Saat 11.00'de Eski Artvin yolu üzerindeki yeni Artvin yoluna bağlayan yanmış köprüde toplanan sivil toplum kuruluşlarına bağlı katılımcılar, burada büyük bir kalabalık oluşturdular. Daha sonra kortej yürüyüşünü yaparken çeşitli sloganlar atarak ilçe merkezindeki Cumhuriyet meydanına geldiler. 1 Mayıs işçi bayramı kutlama etkinliğini yöneten, Hopa Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürü Aslan Cancı tarafından bayrama katılan sivil toplum kuruluşları anons yaparak karşılamasının ardından Cumhuriyet meydanına toplanan yaklaşık 700 kadar kalabalık çeşitli sloganlar attılar.
Belediye İş Sendikası adına bir konuşma yapan Aslan Cancı dünyada işçi bayramı 100 yıldan beri kutlandığını ifade ederek özetle şunları söyledi: "Dünyanın değişik ülkelerinde emekçiler, işçiler egemen sınıflara karşı mücadele etmekten geri durmadı. Ekim 1917'de Rusya'da Bolşevik devrim dünyanın altında birinci yeni bir düzen kurmak üzere emperyalist. Kapitalist sistemden kopardı. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ömürleri kısa olsa da devrimler meydana geldi. İnsanlık, kapitalist dünyanın acımasız koşullarında bu köhne sistemi yıkmak için sürekli mücadele ettiler, ediyorlar. İstediğimiz sınırsız ve sınıfsız bir dünya, eşit, özgür ve demokratik bir ülke sömürüsüz ve baskısız bir hayat" dedi.
Eğitim-Sen adına konuşma yapan Osman Lokumcu kısaca şunları söyledi: "Dünyamız acımasız bir yöne doğu yol alıyor. ABD emperyalizmi ve onun yerli iş birlikçileri dünya halklarını, acımasız bir yaşama zorluyorlar. Orta doğu halkları, zengin enerji kaynaklarına sahip olmaları suçmuş gibi bedelini kan ve gözyaşı ile ödüyorlar. Küresel sermayenin kıskacındaki ülkemiz, her gün daha fazla işsizliğe, yoksulluğa ve güvencesizliğe sürükleniyor. Yıllardan beri ülke kaynakları, yağma ve talan politikalarıyla uluslar arası sermayeye açılıyor. Özelleştirme politikalarıyla fabrikalar kapatılıyor ya da sermayeye peşkeş çekiliyor. Gelir adaletsizliği gün geçtikçe uçuruma dönüşüyor. 4 kişilik bir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için 1.800 YTL harcama yapması gerekiyor. Açlık sınırı 750 YTL'dir. Yani ülke nüfusunun %80 yoksulluk sınırının çok altında yaşamak zorunda bırakılmaktadır" dedi.
Halkevleri adına konuşma yapan Hasan Akyüz özetle şunları söyledi: "Ülkemizde İMF emrediyor, AKP uyguluyor. Eğitim ve sağlık haklarımızı uluslar arası sermayeye bırakıyorlar. Evlerimizi başımıza yıkıyorlar. Çayımıza kota ve kontenjan uygulayarak emeğimize saldırıyorlar. Yıllardır ülkemiz borç ödüyor. Kimin parasıyla. Elbetteki halkın parasıyla. Bu ülkenin gelirini %80'ini alan zenginler sınıfı, vergilerin %20'sini öderken, % 80'ini işçiler, köylüler-emekçiler ödüyor. Türkiye bütçesinin % 50'den fazlası borç faizlerine gidiyor. IMF budur işte" dedi
Özgürlük ve Dayanışma Partisi adına Özgür Hacı Muratoğlu yaptığı konuşmada kısaca şunları söyledi: "İnsan bedeninin bir sömürü aracı olarak kullanılması dehşet verici bir durumdur. Hep birlikte buna karşı mücadele etmek bir insanlık meselesidir. Bu sistemin birçok uyuşturucu aleti vardır. Bunların başında gençleri ve dolayısıyla toplumun geleceğini tehdit eden uyuşturucu madde kullanımı gelmektedir. Çernobil, faciasından bugüne kadar özellikle ilçemizde ve doğu karadeniz bölgesinde kanser vatkaları arttı. 110 Eylül tarihleri arasında Hopa'da gönüllü hemşehrilerimizin katılımıyla Hopa Belediyesi ve Türk Tabipler Birliği'nin beraber organize ettiği, "Tanı Konmuş Olgular ve Ölümler" konulu bilimsel anketin sonuçları da gösteriyor ki kanser özellikle Hopa'da insan yaşamını tehdit eden en büyük tehlikedir. Çernobil'in etkilerini ve kanser riskini halen taşayan biz bölge insanları olarak Türk tabipler birliğinin önderleri doğrultusunda sağlık bakanlığı tarafından acilen kanser kayıt sisteminin kurulması istiyoruz" dedi.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!