Ben Kâzım Koyuncu...

img
Kâzım'dan... Murat Güven

Şarkılarla geçerken aranızdan, üzerimdeki şair çeketim, yüreğimdeki sevginiz ve ben bahtiyarım.

Kâzım'dan...
Bugün tam dokuz yıl oldu annemin yüzünü görmeyeli, dokuz yıl oldu sevdiklerimle yarenlik etmeyeli. Köyümün yamaçlarına tırmanıp kan ter içinde, arkamı dönünce masmavi enginliklerin üzerinde, arkasında beyaz köpükler çıkartarak usul usul ilerleyen küçük kayıkları seyredip huzur bulmayalı.
Dokuz yıl oldu kışın yağan, gelinlik misali köyümün ağaçlarını süsleyen bembeyaz karları seyretmeyeli. Hamsiyi, palamutu, köteği mısır ekmeğiyle yemeyeli.
Dokuz yıl oldu kışın buz gibi soğukta sıcacık sobanın yanına kurulup bol limonlu bir mercimek çorbası içmeyeli. İnciri, armudu, kokulu kara üzümü, dağlarımdan böğürtleni, bahçeden dikenli salatalığı koparmayalı.
Dokuz yıl oldu dostlarımla şöyle felekten bir gece çalmayalı. Sabahlara kadar muhabbetler edip şafakta güneşin doğuşuna şahit olmayalı. Kıyıda buram buram deniz kokusu, taşların üzerinde yalpalayarak gezinen Dünyanın en mutlu çocuklarını seyredip çocukluğuma gitmeyeli.
Dokuz yıl oldu ufukta akşam güneşinin batışını hayranlıkla izlemeyeli. Mezarıma her şafak vakti gelen, birbirinden güzel ötüşleriyle bana yarenlik eden kuşlar, beni ziyarete gelen sevenlerim, hemen yanıbaşımdaki fındık ağaçları ve toprakla beraber üzerimi örten masmavi gökyüzü.
Dünya'da bir yerde, bir güzel diyardayım. Şarkılarla geçerken aranızdan, üzerimdeki şair çeketim, yüreğimdeki sevginiz ve ben bahtiyarım. Göçmen kuşlar geçer her yıl üzerimden. Küçük bir çocuk mezarıma bakarak el sallar. Yağmurlar yağar üzerime, bitmez tükenmez yağmurlar. Mezarıma sızan, bana dokunan, sizden uzanan bir el gibi yüzümü okşayan yağmurlar. Anamın gözyaşları gibi hüzünlü, babamın alınteri gibi kutsal yağmurlar.
Ölümlerin en zorudur ardında ağlayan, yüreğinin sızısı hiç mi hiç dinmeyen bir ana bırakmak. Ve insanın annesinin kendinden önce ölmesinin tek iyi yanıdır evlat acısı gibi büyük bir acı yaşamadan bu Dünyadan ayrılması...
Yarım kalan şarkılarım, hüzünlerim, sevinçlerim. Dostlarım, kardeşlerim, arkadaşlarım, sevenlerim selam olsun size. Sonsuz teşekkürler bitmez tükenmez sevginize...

Ruhun bir ırmaktır gülüm
Akar yukarıda dağların arasından
Dağların arasından ovaya doğru
Ovaya doğru ovayı kovalayıp
Ovaya kavuşamadan bir türlü
Bir türlü kavuşamadan uykusuna söğütlerin
Geniş köprü gözlerinin rahatlığına
Sazlıklara yeşil başlı ördeklere
Düzlüklerin yumuşak başlı kederine kavuşamadan
Kavuşamadan ayın ışığındaki buğday tarlalarına ovaya doğru akar
Akar yukarıda dağların arasından
Bir yığılan bir dağılan bulutları sürükleyip
Geceleri iri iri yıldızları taşıyarak
dağbaşı yıldızlarını
Mavi güneşlerinide dağbaşı karlarının
Akar köpüklene köpüklene
Dibinde ak taşları kara taşlara karıştırıp
Akar akıntıya karşı yüzen balıklarıyla
Dönemeçlerde kuşkulu
Uçurumlara düşüp şahlanarak
Kendi uğultusuyla deli divane
Akar yukarıda dağların arasından
Dağların arasından ovaya doğru
Ovaya doğru ovayı kovalayıp
Ovaya kavuşamadan bir türlü
Nazım Hikmet Ran

0 YORUM
Murat Güven
Murat Güven
Kose Yazari
PROFİL

Yorum Yapın

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın.

0 Yorum

  • Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!