Bayraktutan Yargı Paketini Eleştirdi

img
BAYRAKTUTAN YARGI PAKETİNİ ELEŞTİRDİ Hayati Akbaş

TBMM İdare Amiri Uğur Bayraktutan, hükümetin getirdiği 9. yargı paketini eleştirerek, yargı yoluyla çevre mücadelelerine nasıl engel olunduğunu Cerattepe maden örneğiyle anlattı. Bayraktutan, ihalelerin siyasi bağlantılarla dizayn edildiğini ve yargı bağımsızlığının olmadığını iddia etti.

TBMM İdare Amiri ve Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, hükümet tarafından TBMM Genel Kurulu'na getirilen 9. yargı paketiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Bayraktutan, "Bir siyasal iktidarın 9. kez yargı paketi getirmesi çok düşündürücü" diyerek, 157 sıra sayılı ve 20 kanunda değişiklik öngören paketin, iktidarın yirmi iki yıl sonra bu denli bir paketle gelmesinin manidar olduğunu belirtti.

ÇEVRE MÜCADELESİNE YARGI YOLUYLA BARİYER

Konuşmasında yargı yoluyla bir çevre mücadelesine nasıl engel konulduğuna dair bir örnek veren Bayraktutan, Artvin Cerattepe'deki maden çıkarma işlemiyle ilgili davalarda taraf olduğunu anlattı. Maden işletme firmalarının davalar karşısında çalışmayı durdurma kararı almalarına rağmen, 2013 yılında Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan ihale şartnamesiyle bölgede yeniden maden çıkarma sürecinin başlatıldığını söyledi. Şartnamede belirtilen "yılda 10 bin ton metal bakır, 500 bin ton tüvenan malzeme işleyecek tesise sahip olma" koşulunun, Türkiye'de sadece bir firmaya ait olduğunu ve bu durumun ihalenin amacına aykırı olduğunu savundu. Dönemin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'a bu konuda soru sorduğunu ve cevabi yazıda "Türkiye'de bu koşullara uyan tek firma Eti Bakır'dır, Mehmet Cengiz'e aittir" denildiğini aktardı. Bayraktutan, "Bir firmanın girdiği ihale, ihale olur mu? İhaleye hükümet fesat karıştırıyor" diyerek duruma tepki gösterdi.

BÖYLE İHALE OLUR MU?

İhalenin beklendiği gibi aynı firmaya verilmediğini ancak daha sonra devir işlemlerinin yapıldığını öne süren Bayraktutan, şöyle devam etti: "Aradan iki üç ay geçti, benim yanıma geldiler, dediler ki: 'Ya, bunu fazla konuşma, fazla köpürtme, biz o ihaleyi o firma ona redevansla devretsin. Sen de milletvekili olarak bu Parlamentoda konuşma.'"

TÜRKİYE NASIL İŞGAL EDİLİYOR?

Bayraktutan, bu durumun "yargının iktidarın sopası olarak nasıl kullanıldığının çarpıcı bir örneği" olduğunu vurguladı. İhaleye karşı dava açtıklarını, savcılığın takipsizlik kararı verdiğini, Rize İdare Mahkemesi'nin ÇED iptali yönünde karar aldığını ancak Danıştay'ın bu kararı bozduğunu anlattı. Anayasa'nın 138. maddesindeki "Hiçbir makam, organ veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında hâkimlere talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz, emir veremez" hükmüne atıfta bulunarak, Türkiye'de yargı bağımsızlığının olmadığını iddia etti. Danıştay'ın kararı bozmasının ardından Rize İdare Mahkemesi'nin hukuka aykırı karara uymak zorunda kaldığını ve daha önce "Siyah" dediği karara "Beyaz" demek durumunda kaldığını belirtti.

ÇÜNKÜ PASTA ÇOK BÜYÜK!

Bu durumun gerekçesini açıklayan Bayraktutan, "Çünkü pasta 10 milyar dolar, çok büyük bir pasta var. Hakimler değiştirildi. Daha önce olumlu kararı veren hakimlere ilişkin olarak Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu bir tasarrufta bulundu, hakimleri değiştirdiler" dedi. İş adamının arkasında siyasi uzantı olmadan bu işi halledemeyeceğini savundu. Danıştay ve Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını, Anayasa Mahkemesi'nin özel hayatın ihlaline ilişkin bir karar verdiğini ve Rize İdare Mahkemesi'nin bu karara uyarak iptal verdiğini ancak yeniden bir ÇED başvurusu yapıldığını kaydetti.

BU ARAMA MARAMA DEĞİL; BU, ŞİRKETLER ARACILIĞIYLA VATANIMIZIN, GÜZEL ÜLKEMİZİN YAĞMALANMASI!

Şirketlerin arka yollardan işlem yapmaya çalıştığını belirten Bayraktutan, Artvin'den sonra Arhavi'ye yöneldiklerini ve Cengiz Grup'un 5 milyon lira bedelle maden arama başvurusunda bulunduğunu söyledi. Bu tür başvuruların "arama marama değil; şirketler aracılığıyla vatanımızın, güzel ülkemizin yağmalanması" olduğunu vurguladı. Eskiden "Türkiye bir hukuk devletidir" denildiğini, sonra "kanun devleti" denildiğini ancak şimdi mevcut yasalara bile uyulmadığını, göz ardı edildiğini ifade etti. Bayraktutan, tüm bunları yargı yoluyla çevre mücadelelerini sekteye uğratan fiili bir durumla karşı karşıya kalındığı için anlattığını belirterek, buna direnmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

0 YORUM

Yorum Yapın

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın.

0 Yorum

  • Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!