2. KARADENİZ EKOLOJİ FORUMU YAPILDI

Küçük, "Biz Avrupa Birliği'nin hurdalığı, çöplüğü, enerji terminali haline getirilmeye çalışılıyoruz."

Güneydoğu'yu savaş ve çatışma ile zorunlu göçe mahkum ettiler. Karadeniz'i bunlarla zorla göçe mahkum ettirdiler. Nüfus yoğunluğunu düşürerek yer altı zenginliklerimize göz diktiler" dedi.

Karadeniz İsyandadır Platformu, "Sırtı lacivert hamsilerin ve mısır ekmeğinin zaferi için" sloganıyla, 2. Karadeniz Ekoloji Forumu'nu "Karadeniz Forumda" başlığı ile Yıldız Sarayı Dış Karakol Binası'ndaki TMMOB Mimarlar Odası'nda gerçekleştiriyor. İki gün sürecek forumda, sunumların yanı sıra, hukuk, medya, sanat gibi başlıklarla atölyelere de yer veriliyor. Forumun, ilk oturumunda ise, "Karadeniz'de neler oluyor?" başlığı ile sunumlar gerçekleşti. İlk oturumun moderatörü Karadeniz İsyandadır Platformu üyesi Cemil Aksu, son bir yıldır çevre mücadelesinde bir sessizlik söz konusu olduğuna dikkat çekti. HES meselesiyle birlikte çevre mücadelesinde örgütlenmeyi gündeme getirdiğini belirten Aksu, ekoloji hareketlerinin adeta "karanlıkta fil" tarifi yaptığını dile getirdi. Aksu, "Herkes sorunun bir halini tarif eder durumda. Bu kesimlerle mücadelelerinin arasındaki ilişkinin zayıf olduğu gözüküyor. Yerel mücadeleler bir süre sonra mahkeme kapılarında sürünür duruma geliyor" diye konuştu.

'Karadeniz sahil yolu silah kredisi ile yapıldı'

Metalürji Mühendisleri Odası Halk Sağlığı ve Ekoloji Komisyonu üyesi Cemalettin Küçük, "Dünya'da neler oluyorsa Türkiye ve Karadeniz'de onun küçük yansıması oluyor" diyerek başladığı konuşmasında, savaş koşullarında yapılan bir uygulama olan acil kamulaştırma uygulaması ile Karadeniz sahil yolunun yapıldığına dikkat çekti. Küçük, "Avrupa bu yola kredi vermedi, bu ülkenin ordusu silah alımı adı altında kredi çekerek kredi aldı. Yoksa bu yola kredi alınamıyordu" dedi. Bergama mücadelesine işaret eden Küçük, "Bergama'da köylüler altın bulunduğunda 'zengin olacağız' diye sevinmişlerdi. Anlatmaya çalıştığımızda kulak tıkadılar. Ne zaman ki köylülerden tapu aldılar, köylüler ilk dava için İzmir Barosu'na müracaat ettiler" diye konuştu. Bergama hareketinin diğer köylerde mücadeleye örnek olacağı için bastırılmak istendiğini kaydeden Küçük, "Bergama'nın üstünden geçerek, birkaç türü yok ederek diğer yerlere yayıldılar. Ayçiçeğini yok ettiler, tütünü yok ettiler. Köylüleri o madende çalışmaya mahkum ederek yoksul olmaya mahkum ettiler" diye konuştu.

'Bergama'da 100'e yakın yargı kararı kazanıldı'

O dönemde Bergama'da kazanılan 100'e yakın yargı kararı olduğuna dikkat çeken Küçük, Gümüşhane'de siyanürlü altın madeni olduğundan çok fazla kişinin haberdar olmadığına dikkat çekti. Küçük, "Güneşi, rüzgarı makineden geçerek kontrol altına almaya çalıştığınız zaman sorunlar çıkacağı açıktır. Biz Avrupa Birliği'nin hurdalığı, çöplüğü, enerji terminali haline getirilmeye çalışılıyoruz. Neden Karadeniz'i bu hale getirdiler? Çayımızı özelleştirdiler, fındığın canına okudular. Güneydoğu'yu savaş ve çatışma ile zorunlu göçe mahkum ettiler, Karadeniz'i bunlarla zorla göçe mahkum ettirdiler. Nüfus yoğunluğunu düşürerek yer altı zenginliklerimize göz diktiler" dedi.

'Sinop bir şantiye alanı'

Sinop Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. İrfan Mukul ise, Karadeniz'deki çevre katliamlarını ve çevreye zarar veren enerji projelerini anlamak için dünyadaki duruma ve büyük ölçekte Das Kapital'de yer alan "Azalan Kar Yasası"na bakmak gerektiğini ifade etti. "2008 krizi denen krizi 3 ana başlıkta toplayabiliriz. Enerji, gıda ve su krizi. Krizi sadece finansal ya da konutla ilgili bir kriz olarak algılamamak gerekiyor" diyen Mukul, "Sinop, kentin enerji adası olmaya hazırlanıyor. Havaalanı büyütülüyor, Karadeniz sahil yolu var. Kentte yoğun bir çalışma var. Bir şantiye alanı. Nükleerin kurulduğu alan olan İnceburun'da ise ağaçlar kesiliyor. Buna tepkiyi azaltmak için de 'gençleştirme' deniyor" diye konuştu. Nükleere karşı örgütlenmenin durumuna değinen Mukul, "İşlerin iyiye gittiğini söyleyemeyiz. Manipülasyon sonucu halkta bir geri çekilme var. İlk söyledikleri, nükleerin 'iş sahası' açacak olması" diye konuştu. Mukul konuşmasının sonunda, bölgedeki köylülerin verdiği mücadelenin desteklenmesinin önemine vurgu yaptı.

0 YORUM

Yorum Yapın

Yorum yapmak için lütfen giriş yapın.

0 Yorum

  • Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!