11 Kasım Çarşamba günü meydana gelen sel felaketinde, Osman Durmuş’un oturduğu dairenin birinci katına toprak kayması sonucunda 3 yaşındaki kızı Zühre Naz Durmuş’un olayda can vermişti. Binanın risk altında olması sebebiyle bina tamamen boşaltıldı.
Borçka’da Maradit Caddesi’nde sel felaketinde binanın birinci katının toprak altında kalmasıyla 3 yaşındaki Zühre Naz bebeğin hayatını kaybettiği binaya AFAD Müdürlüğü binaya giriş yasağı koymuştu. Sel felaketinde zarar gören bina, daha sonra yetkililer tarafından hasar tespit incelemelerinin ardından 7 katlı binanın halen risk altında olması nedeniyle 16 Kasım pazartesi günü itibariyle bina tamamen boşaltılmaya başlandı.
Binada oturan Hızır Selim yaşanan olaydan sonra yaptığı kısa bir açıklamada; “Eşyalarımızı asansörle insan gücüyle indiriyoruz, karşı mahalledeki bulduğumuz binaya gidiyoruz. Evden çıkmamızı söylediler. Arkası heyelan bölgesi olduğundan ama evimizde herhangi bir şey yok. Eşyalarımızı da mecburen asansörle indiriyoruz ki yatacak yerimiz yok, yetkililerimizin bizlere yardımcı olmalarını istiyoruz” dedi. 1 can kaybının yaşandığı bina sahiplerinden Reşit Muzaffer Kurtuluş ise; “binamızda daha önceden küçük sular geliyordu, ama olayın yaşandığı gecede dere kalınlığında sular yukardan çıkarak toprağın yumuşamasına ve aşağıya heyelan olarak düşmesine sebebiyet verdi ve malum alt katta oturan komşumuzun kızı toprak altında kalarak can verdi, ailesine başsağlığı diliyoruz. Beklemediğimiz yerden bayağı bir su çıkması sonucu böyle bir afete uğramış olduk. Evlerimiz sağlam evlerimizde her hangi bir sıkıntı yok. Yalnız arkaya devletimizden yapılması gereken ne varsa yapmasını talep ediyoruz. Sadece şuan da devletimizden beklentimiz o. Evlerimiz bize göre sağlam teknik incelemeler muhakkak ki yapılacaktır nihai raporlar açıklanınca bakacağız ama bizim talebemiz kendi evimizde kendi yerimizde, emek ettiğimiz yerlerde durabilmek, oturabilmektir, bunu özellikle belirtmek istiyorum” ifadelerinde bulundu.
Kurtuluş konuşmasının devamında; “Bir insan sığabilecek büyüklükte bir çukur oluştu. Suyun ana büyük gelen kısmı oradan geldi. Korkumuz onun önünde olan alanında suyun içeri tekrar batarak o alanı koparması ve tekrar heyelan olarak geri gelmesi onu da dediğim gibi teknik ekipler herhalde ki gelip inceleyecekler ve ona göre de kararlarını vereceklerdir” ifadelerini kullanarak yetkililerden yardım talebinde bulundu.
Hopam.com'un notu: Okuduğunuz haber sitemize 20.11.2015 tarihinde Hayati Akbaş tarafından girilmiştir. Her ne kadar yayın ilkelerimiz doğrultusunda belli bir süzgeçten geçirmiş olsak da haberin yazım kurallarına ve etik teamüllere uygunluğu, içeriğinin doğruluğu ve tarafsızlığı Hopam.com tarafından garanti edilmemektedir. Bununla birlikte, haber metni veya ilgili diğer materyalleri kısmen ya da tamamen kopyalanması, yayımlanması, uyarlanması, çevirisinin yapılması, değiştirilmesi ve başka yayın organlarında paylaşılması söz konusu muhabirin iznine tabidir.
Önemli Notlar:
1. Hopam®.com sayfalarında yayınlanan yazılardaki fikirler, yorumlar ve görüşler, Hopa'da yaşayan insanları, Hopa'nın herhangi bir kamuya ait veya özel bölümünü ya da idari yapısını, herhangi bir etnik/politik gurubu, veya diğer ilgili hiçbir özel/tüzel kişiliğini hiçbir şekilde bağlamamaktadır.
2. Sitemiz rengini doğadan aldığından bünyesinde sürekli evrimsel bir değişim ve dönüşüm hali barındırır.
3. Sitede yayımlanan tüm içerik, kısmen ya da tamamen kopyalanarak başka bir yerde kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bunun için gerekli ve yeterli koşul, söz konusu içeriği sitemize ekleyen kullanıcının bu doğrultuda izin vermiş olmasıdır.
4. Üyelerimizin, ekledikleri her türlü içerik hakkında sorumlu olduklarını varsaymaktayız. Takip et: @hopam
Tweetle