Eğitim Sen Üyesi Öğretmenler Derslere Eşofmanla Girdi

08/12/2012 15:22

Eğitim-sen Şube Başkanı: Serbest Kıyafet Uygulaması İstismar Edilerek Tek Tip Zihniyet Yaratma Girişimlerinden Vazgeçilmelidir.


Haber: Hayati Akbaş







Eğitim-Sen Artvin Şubesi Eğitim ve öğretime getirilen serbest kıyafet uygulamasına ilişkin basın açıklaması yaptı.

Eğitim-Sen Artvin Şubesinde binasında yapılan basın açıklamasını Köksal Gümüş yaptı. Basın mensuplarının ve sendika mensuplarının katıldığı basın açıklamasında Türkiye’de özellikle 1980 sonrasında ekonomik-toplumsal sistemin genelinde yaşanan dönüşüme paralel olarak, eğitim sisteminde ve eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde önemli değişim ve dönüşümlerin yaşandığı ifade edildi.

Gümüş yaptığı basın açıklamasında; “12 Eylül cuntasının önde gelenlerinin, o dönem yaptıkları faşist darbeyi meşrulaştırmak için halkın masum dini duygularını pervasızca istismar ettikleri hatırlanacaktır. 1980 sonrasında eğitimde benimsenen Türk-İslam sentezi yaklaşımla, siyasi iktidarların halkın dini duygularını sömürerek, eğitim sistemini ve toplumsal yaşamı kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda biçimlendirmek istenmiştir.

12 Eylül darbesinin 32 yıl önce yapmaya çalıştığını, 10 yıldır iktidarda olan AKP’de yapmaya çalışmaktadır.

Özellikle son 10 yıl içinde, eğitimin büyük ölçüde paralı hale getirilmesine paralel olarak, eğitimde dini inançların istismarı ve dinsel sömürüye kaynaklık eden kimi uygulama ve söylemlerin yaygınlaşması dikkat çekicidir. Tarih boyunca halkın masum dini duygularını egemen sınıfların ihtiyaç ve çıkarları doğrultusunda istismar edenlerin, dini sömürüyü meşrulaştırmanın aracı olarak kullandıkları bilinmektedir.

Kendisinden önceki tüm sermaye iktidarları gibi, AKP iktidarının eğitim sisteminde yaşanan değişiklikler üzerinden bugüne kadar ortaya koyduğu pratik, her türden inancı istismar ederek toplumu hemen her alanda ayrıştırmak, sürekli yeni kamplaşmalar yaratarak iktidarını sürdürmek olmuştur. Geçtiğimiz 10 yıl içinde yaşadıklarımız, sadece çalışma ve yaşam koşullarımızı değil, halkın gündelik yaşantısını bir bütün olarak iktidarın denetimine alma girişimlerinin ne kadar arttığını göstermektedir.

Yakın geçmişe şöyle bir göz attığımızda; farklı kimlik ve inanç grupları bilinçli bir şekilde ayrıştırılmış, birbirine düşman haline getirilmeye çalışılmıştır. Halkın dini duygularını kendi çıkarları doğrultusunda sömürerek iktidarını sürdürenler, kendileri gibi düşünmeyen ve yaşamayan geniş bir kesimi çeşitli şekillerde kimi zaman fiili, kimi zaman psikolojik olarak baskı altına almaya çalışmaktadır.

Toplumu inançlara, kültürlere, ideolojilere göre ayrıştıran, ayrımcılığı en uç noktalara kadar götüren egemen zihniyet, eğitimde kıyafet serbestliği gibi, çocukların gelişimi açısından son derece önemli ve olumlu bir düzenlemeyi bile, kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda istismar etmekten geri durmamıştır.

İnsanı merkeze alan laik eğitim anlayışı tüm insanların eşit, saygıdeğer, öğrenme ve gelişmeye açık olduğunu savunurken, dini istismar edenler insanları inanan-inanmayan, dindar-dinsiz olarak ayırmakta, bir kısmını üstün ve değerli, diğerlerini ise dinden sapmış hatta düşman ilân etmektedir. Mevcut siyasi iktidar tarafından temsil edilen, böylesine ayrımcı bir zihniyetin önce okullarda, daha sonra tüm toplumda yeni bölünme ve kamplaşmalar yaratması kaçınılmazdır.

Eğitim sistemi içinde görev yapan öğretmenlerin belli bir pedagojik formasyona sahip olması gerekirken, özellikle din dersleri açısından öğretmen olmayan bazı kişiler (din adamlarının) çocukların gelişimi üzerinde belirleyici etkileri olabilecek dini kıyafet ve sembollerle derse girebilmektedir. Derslerde bilimsel olmaktan çok, dini duyguları suiistimale açık birtakım dil ve ritüeller kullanılması kaygı vericidir. Bu durum, eğitim biliminin genel kuralları ve en temel pedagojik ilkeler yönünden öğrenciler üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta, özellikle gelişme çağındaki çocuklar açısından son derece sakıncalı sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir.

Okullarda herkese eşit ve objektif olarak eğitim hizmeti sunan eğitim emekçilerinin kılık kıyafeti, öğrencilere yaklaşımı ve söylemleri, özellikle öğrencilerle ilişki ve iletişim açısından son derece önemlidir. Dolayısıyla okul ortamında dini duyguları istismar eden, farklılıkları dışlayan bir yaklaşım, öğrenci öğretmen ilişkisi ve çocukların sağlıklı gelişimi açısından telafisi zor durumlar ortaya çıkaracaktır.

Eğitim Sen’in, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, tamamen ideolojik bir tutumla okullarda kılık kıyafet yönetmeliğine aykırı kimi davranışları görmezden gelirken, başka bir yasaklayıcı tutum içine girmesini kabul etmesi mümkün değildir. Dolayısıyla serbest kıyafet uygulaması ile dini duyguların sömürüsünü kılık kıyafet serbestliği üzerinden meşrulaştırmak kesinlikle birbirine karıştırılmaması gereken konulardır.

Yaptığımız eylemin kararı, kılık kıyafet yönetmeliği değişikliğinin yayınlanmasından çok önce alınmış ve kamuoyuna açıklanmıştır. Dolayısıyla sendikamızın eğitimde yaşanan temel sorunlar çerçevesinde hayata geçirdiği eylem programı ve son değişikliklerle ilgili görüşlerinin, “okullarda tek tip kıyafetin savunulması” olarak anlaşılması ya da bu yönde geliştirilen söylemlerin kullanılması yukarıda belirttiklerimizden hareketle anlaşılır değildir.

Eğitim Sen’in tarihi her tür dayatmaya, hangi ad ve biçim altında olursa olsun insanların tek tipleştirilmesine karşı yürütülen mücadele örnekleri ile doludur. Dolayısıyla Eğitim Sen’in savunduğu ilke ve değerler açısından, siyasi iktidarın sömürüyü meşrulaştırmak için dini istismar etme girişimlerine karşı sessiz ve tepkisiz kalması beklenemez.

Okullarda laik eğitim anlayışıyla temelden çelişen kimi uygulamalara dikkat çekmek amacıyla sivil itaatsizlik olarak anlamlandırılabilecek olan eylemimiz, eğitim sisteminde yaşananlara ve okul idarecilerinin dini yaşam biçimini sembolize eden kıyafetlere gösterdikleri toleransa karşı ortaya konulan demokratik bir tepki olarak görülmeli ve eğitim sistemi üzerinden toplumda yeni çatışma ve kamplaşmaların yaşanmasına izin verilmemelidir. ”ifadelerin yer verdi.

comments powered by Disqus

Hopam.com'un notu: Okuduğunuz haber sitemize 08.12.2012 tarihinde Hayati Akbaş tarafından girilmiştir. Her ne kadar yayın ilkelerimiz doğrultusunda belli bir süzgeçten geçirmiş olsak da haberin yazım kurallarına ve etik teamüllere uygunluğu, içeriğinin doğruluğu ve tarafsızlığı Hopam.com tarafından garanti edilmemektedir. Bununla birlikte, haber metni veya ilgili diğer materyalleri kısmen ya da tamamen kopyalanması, yayımlanması, uyarlanması, çevirisinin yapılması, değiştirilmesi ve başka yayın organlarında paylaşılması söz konusu muhabirin iznine tabidir.
Benzer Haberler
 » Eğitim Sen Artvin Şubesi 24 Eylül G...
 » Artvin Eğitim Sen 2013-2014 Eğitim...
 » Halkevleri’nden Hopa Raporu...
 » Artvin Eğitim-sen'den 4+4+4'e Sert...
 » Artvin Türk Eğitim Sen Şube Başkanı...
 » 2016 - 2017 Eğitim - Öğretim Yılı S...
 » Hes'lerle Macahel'de 150 Milyon Dol...
 » Artvin Eski Valisi Cengiz Aydoğdu M...
 » Artvin Eğitim-sen Milli Eğitim Baka...
 » Artvin Eğitim-sen’den Milli Eğitim...
 » Artvin Eğitim-sen'den 4+4+4'e Karşı...
 » Artvinli Gençler Cerattepe İçin Bir...
 » Artvinli Gençler Cerattepe İçin Hor...
 » Hdp Milletvekili Adayı Neden Hdp’de...
 » Özer: “Memur Masada Satılmıştır!”...
 » Artvin Türk Eğitim - Sen Başkanı İs...
 » Chp'den Milli Eğitim Raporu...
 » Kesk Ve Eğitim Sen’e Yönelik Baskıl...
 » Artvin Eğitim-sen “Okullarda Kadrol...
 » Eğitim Sen 24 Eylül’de Greve Gidiyo...



En Çok Okunan Eğitim Haberleri
 » Arhavili Öğrencilerden Sarp Gümrüğü...